Image Hosted by Resim Yukleme Upload Galeriler Resimler
Nereye Gider Bu Gaflet Gemisi - Blogcu



Nereye Gider Bu Gaflet Gemisi
Image Hosted by Resim Yukleme Upload Galeriler Resimler

Bilmelisin Ki...

Kategori: Edebiyat


Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar
insanı insan yapmaya yetmez.


Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.


Bilmelisin ki ...
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında,
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.


Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!


Bilmelisin ki ...
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.


Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.


Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.


Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.


Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.


Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.




Bilmelisin ki ...
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.


Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.


Bilmelisin ki ...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

Can Yücel

14:53 - 18/3/2007 - yorum {5} - yorum yaz

Yoruldum çok Yoruldum...

Kategori: Edebiyat


Kendimden yoruldum
Sürekli maske takmaktan
İçim Kan ağlarken
İnsanlara gülmekten yoruldum
Çok sinirliyken bile
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum
Hıçkırarak ağlamak isterken
Gözyaşlarımı içime akıtmaktan
Delice severken içimden dağlara denizlere
Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara
Seviyorum diye haykırmak isterken
Susmaktan yoruldum
Mavinin her tonunda kaybolmak isterken
Siyaha esir olmaktan yoruldum
Kendimden yoruldum
Hep güçlü olmak ne zordur
Hep sorumluluk sahibi olmak
Her zaman haklı olmak
Herseyi bilmek zorunda olmak
Ruhum yoruldu
Çoçukken genç olmak
Gençken olgun olmak
Çok zor yoruldum
Çabuk tükettim ömrümü
Yarınlarımı.....
Umutlarımı.....
Duygularımı.......
Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Oyunun adı hayat
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş
Senaryo konusu
Herseye ragmen Mutlu Olma Sanatı
Ve oyun bitti..perdeler indi ışıklar söndü
Kendimden yoruldum.

14:50 - 18/3/2007 - yorum {1} - yorum yaz

Bekleşimin Öyküsü...

Kategori: Edebiyat


Büyürüz bir gün... Severiz...
evleniriz belki, Bizi her şeyden çok sevsin dediğimiz
o insanla evleniriz bir gün



Kimi gün o kadar yoğun yaşarız ki bir şeyleri…
Ağlarız saatlerce ,
başımızı duvarlara vurmak isteriz.
her şeyi dağıtıp kapıyı çarpıp çıkmak isteriz.
Kimi gün ise mutluluğu doruklarda yaşarız
İçimiz içimize sığmaz,
Aşığızdır belki, önümüze gelene anlatmak isteriz ne denli sevdiğimizi
Özlediğimize kavuşmuşuzdur belki, onsuzluğun acısını çıkarmak isteriz.
Peki hep böyle mi kalınır
Hayır, hayır


Toparlanırsınız dağılan parçaları birleştirirsiniz.
Yoluna gireceğini düşünürsüzünüz her şeyin.
Bir daha aynı şeyleri yaşamamak adına kararlar alırsınız, sözler verirsiniz kendinize.


Daha doyumlu, tedbirli, daha anlayışlı olmak adına, ama nereye kadar.
Nasıl bir kargaşadır bu


Kimi gün o kadar yoğun yaşarız ki bir şeyleri…
Ağlarız saatlerce ,
başımızı duvarlara vurmak isteriz.
her şeyi dağıtıp kapıyı çarpıp çıkmak isteriz.
Kimi gün ise mutluluğu doruklarda yaşarız
İçimiz içimize sığmaz,
Aşığızdır belki , önümüze gelene anlatmak isteriz ne denli sevdiğimizi
Özlediğimize kavuşmuşuzdur belki, onsuzluğun acısını çıkarmak isteriz.
Zamana sığdıramayız hissettiklerimizi
Ne gariptir şu insan, bin bir karmaşa yaşar yüreğinin derinliklerinde.


Büyürüz bir gün
Severiz, evleniriz belki
Peki evlilik için biriktirdiklerimiz
Doğru insanı bulmak adına verdiğimiz çaba
Bizi her şeyden çok sevsin dediğimiz o insanla evleniriz bir gün
Ve şunları öğreniriz.
Her şey ümit edilen gibi olmaz.
Beklentilerimiz ne denli büyükse canımız o denli çok yanar.



İçimizdeki sevgi, güven, sadakat yetmez
bir şeylerin yolunda gitmesi için.
Onca çaba verilir sevgili için, onunla bir hayat paylaşmak adına.
Ama sıra hayatı paylaşmaya geldiğinde, zordur iki farklı insanın, aynı yöne bakması.
Onu çok seversiniz ya hani, yüceltirsiniz, hep şımarılmak istersiniz.
Ama hiç ummadığınız anda bir bakış, bir söz , bir sessizlik sizi öyle derinden yaralar ki
allak bullak olan beyninizi parçalamak istersiniz.
Peki hep böyle mi kalınır.


Hayır, hayır
Toparlanırsınız dağılan parçaları birleştirirsiniz.
Yoluna gireceğini düşünürsüzünüz her şeyin.
Bir daha aynı şeyleri yaşamamak adına kararlar alırsınız, sözler verirsiniz kendinize.

Daha doyumlu, tedbirli, daha anlayışlı olmak adına, ama nereye kadar.
Bir hareket tekrar çileden çıkarır sizi. Ve insan bu değişmez, değişmez .
Gün be gün birikir tartışmalar, incinirsiniz, incitirsiniz, yıpranırsınız.
Nerede o aşk, tutku, bekleyiş

Nasıl da eskiyor her şey
Ve ardı arkası kesilmeyen kavgalar, kırgınlıklar
Öyle bir an gelirki, ne gözünüz, bir zamanlar onun için deli olduğunuz sevgli eşinizi görür,
nede belki de size muhtaç bebeğinizi.



Hadi gelsin kurtarsın aşk
Ve İlhan ŞEŞEN
Ne kaldı geriye zaten bir sürü boş hatıra
Yaşamak değil ki bu görüntüler var adeta
Sana gülüm demiştim ya
O gül soldu
Hani bu son demiştim ya
O gün sondu
Sarılınca sana hem de titreyerek
Sevişince benimle sabahlara dek
Gideceksen eğer bilirim diyerek
Bir daha geri gelme
Elde ne varsa sende kalsın
Umurumda değil eller alsın
O kadar zararım olsun varsın Geri hiçbir şey verme
Bir daha geri gelme


Ne kaldı geriye zaten bir sürü boş hatıra...

14:44 - 18/3/2007 - yorum {yok} - yorum yaz

Sen Yoktun....

Kategori: Edebiyat


Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...



Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...


Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...


özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...


Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...


Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.

Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...


Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.

Sen yoktun...


Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.

Sen yoktun...


Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.

Sen yoktun...


Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
içimi dökecek bir insan aradım.

Sen yoktun...


Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.

Sen yoktun...

14:38 - 18/3/2007 - yorum {1} - yorum yaz

Ağladımı Kimseye Söyleme Anne

Kategori: Edebiyat

16:45 - 12/11/2006 - yorum {4} - yorum yaz

Kendime Soruyorum

Kategori: Edebiyat


KENDİME SORUYORUM??

Hani davama aşkım, nerede duygularım?
Nerede baş koyduğum, hani ya sevdalarım?
Yoksa kayıpmı oldu umudum umutlarım?
Beni bende bitiren bencilliğim yıkıyor,
İçin için kemiren beni nefsim sıkıyor.

Ey Yaradan! Amacım kavuşmaktı rızana,
Görevim değilmiydi? Tebliğ etmek azana,
Ömrüm nasıl geçiyor bak uzana uzana
İçimde var aslında tembelliğim tutuyor
Şu yalan dünya benim gençliğimi yutuyor.

Kapıldım Ey Yaradan, sahte dünya peşine
Hep çalıştım durmadan şu nefsimin işine
Üzülüyorum böyle ömrümün gidişine
Sevdan ile yandığım aşk ateşim sönüyor
Şu gönül hazimde bir iflas görünüyor.

Üstüme çöken bulut ızdıraptır hüsrandır.
Bir azap ki içimi derinden kavurandır.
Bana yol gösterecek, elbette ki Kuran'dır.
Bilmem dağlandımı ki, gözlerim mi görmüyor?
Perçin kalbimdemiki? Aralanıp girmiyor.

Ben böyle sefalette, cehalette kalamam.
Ben gayesiz hedefsiz ben amaçsız olamam
Rabbimin huzununa ben bu yüzle varamam
Kur'anında Yaradan beni ikaz ediyor.
O alemlere rahmet, Muhammed (sav) uyarıyor.

Bu dünya menfaati beni böyle yıkamaz
Allah'a kul olmaktan beni alıkoyamaz
Muhammed'in ümmeti tembel olup kalamaz
Vuslat yolu önünde, hadi bana kalk diyor.
Kalk diyor geç olmadan hedefi gösteriyor.

Bende kara toprağa girecek değilmiyim?
Bende bir bir hesabı verecek değilmiyim?
Şu toprağın bağrında çürüyecek biriyim
Bende nefis dururken kim bir suçlu arıyor
İşte altımda toprak, gel diyor, çağırıyor.

Aşkın ateşi beni kavurmalı yakmalı.
Gönlüme ki bir feyiz, bir muhabbet akmalı.
Bu yolda bu uğraşta Muhammed'e bakmalı
Biraz dalınca gözüm ufukları aşıyor.
Biraz tefekkür beni nerelere taşıyor.

Bana bu dünya malı menfaati vız gelir.
Bana Rabbimin aşkı muhabbeti haz verir
Hem Kur'an ve hem sünnet, bana mesaj ses verir.
Bir perdeki gözümden yüreğimden kalkıyor
Kapkara şu dünyamda şimdi güneş parlıyor.

Enes dünya'ya meylin tükensin, bitsin artık
Bu yolda tüm varlığın erisin gitsin artık
Bu gün bir tohum ekte yarına bitsin artık
Bak Azrail kapında seni hergün yokluyor
Birgün alacak ruhun bunu senden saklıyor.

16:42 - 12/11/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Sen Acı Mı Çektin ?

herkes acı cekti.
yahut kendine gore bir acı çekecek.

size;
kim,ney acı çektirdi ? çektirir ?

Şiddet mi ?


Çaresizlik mi?


Ateş yanığı mı?

Sevdiklerinizi kaybetmek mi ?

Yalnızlık mı?

İnanmak mı?

Elimde Çift Can Taşıyorum, Tek Canı Olan Karsıma Çıkmasın.
Gözümde Ne Cennet Sevdası, Ne De Cehennem Korkusu...

Bu İkisini De Atmayan Benimle Mücadele Edemez

Sen Acı Mı Çektin
?

17:46 - 23/9/2006 - yorum {4} - yorum yaz

Selam Olsun...

Kategori: Edebiyat


Selam Olsun

Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun
Sela verin kastımıza
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmiye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun

Eceli gelenler gider
Hepsi gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara selam olsun

Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan vechile
Yuyanlara selam olsun

Derviş Yunus söyler sözün
Yaş doludur iki gözün
Bilmeyen ne bilsin bizi
Bilenlere selam olsun

17:37 - 23/9/2006 - yorum {1} - yorum yaz

Güllere Vurgunum...


Gülistanda gezdim gül bahçesinde,
Güllere yangınım yandır Efendim.
Büklüm büklüm sinem, her defasında…
Nefsime dargınım, durdur Efendim.

Güllerim sır olmuş, cellât dikenler,
Dikenler üzgünüm boldur Efendim.
Soldurup gülleri, zehir ekenler…
Kokuna vurgunum, güldür Efendim.

Gülleri kokladım, gülsüz pişemem,
Hicranlı yorgunum, zordur Efendim.
Çıbanım kangren, sensiz deşemem,
Yaralı yorgunum, öldür Efendim.

Kıtmirin olayım, acı halime,
Utançtan argınım, ardır Efendim.
Ben aşığım âşık, cennet Gülüme,
Cennette serginim, serdir Efendim.

Güllerde saklanmış, gördüm ismini,
Kokuya vurgunum, zordur Efendim.
Güllerde kokladım, kutlu resmini,
Dikene kırgınım, züldür Efendim.

Ben sanki sarhoşum, bade içmişim
Azaptır her günüm, nardır Efendim.
Muhteşem mazide, çığır açmışım,
Şimdide sürgünüm, durdur Efendim.

17:35 - 23/9/2006 - yorum {1} - yorum yaz

Konuş Yüreğim...


Konuş Yüreğim...

Hayatımızın hayallere kaldığını

Ve hayallarin de namlularla ürkütüldüğünü...

Konuş yüreğim !

Bu dünyayı,suskun bırakılmış kuşları,
Paletlerle ezilmiş gülleri,
Bir de ölümleri,ölüm mahkumlarını
Azrail'i her gün düşünde görmeyi,
Ve her gün ölmeyi...
Konuş yüreğim !
Direnişi,kırılışı,ardından yine dirilişi,
Ve Mescidi Aksa'yı Konuş !


Babaların çaresizliğini !
Kollarında çocuklarının vuruluşunu,
Ve öfkenin bilenişini...
Annelerin acısını !
Yürekleri dağlayan ağıtlarını
Konuş yüreğim !


Sessiz kalan dünyayı,masa başı pazarlıkları,
Ve yalandan barışları Konuş !
Bir avuç düşmanla başa çıkamayan kralları,
Özden uzak kalışı ve bizi satanları...
Konuş yüreğim !



Konuş !
"SEN SUSTUKÇA" hep böyle döner devran...

17:33 - 23/9/2006 - yorum {1} - yorum yaz

<
Sonraki Sayfa
Tanım
İnsanları İyi Tanıyın, Her İnsanı Fena Bilip Kötülemeyin, Her İnsanı da İyi Bilip Övmeyin... (Mevlânâ)

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım Image Hosted by Resim Yukleme Upload Galeriler Resimler

Son yazılar
- Bilmelisin Ki...
- Yoruldum çok Yoruldum...
- Bekleşimin Öyküsü...
- Sen Yoktun....
- Ağladımı Kimseye Söyleme Anne
- Kendime Soruyorum
- Sen Acı Mı Çektin ?
- Selam Olsun...
- Güllere Vurgunum...
- Konuş Yüreğim...


Son eklenen yazılar

• <%RecentEntryTitle%>

Image Hosted by Resim Yukleme Upload Galeriler Resimler <%FriendUsername%>
dog doors
Free Hit Counters
dog doors

>




a href="http://www.blogcu.com/blogekle" rel="tag" title="Blog Ekle">Blog Ekle